inanıyorum ki ..

Gerçek gücün ne kadar? Hiç düşündün mü? Ne kadar güçlüsün? Ne kadar acıya dayanabilirsin mesela? Bahsettiğim acıyı fiziksel ya da ruhsal olarak düşünebilirsin. Sevdiğin hangi yakınının yokluğu seni daha çok üzer? Ya da açlığa ne kadar uzun süre dayanabilirsin? Hayatının herhangi bir evresinde bir kere bile ‘gücümü kaybediyorum’ dedin mi? Belki de daha zor durumlarla karşılaştın ve kelimenin tam anlamıyla tükenmiş hissettin. Bunlardan biri ya da birkaçını deneyimlediysen eğer okumaya devam edebilirsin.

Neden tükeniriz?

Yeryüzünde yaşayan insan ırkı olarak bizler, zorluklar karşısında diğer ırklardan farklı olarak muhteşem bir güç ile doğarız. Fakat ne yazık ki, doğduğumuz andan sonraki evrede yavaş yavaş ama ilmek ilmek unutturulur bu bize.

Başımıza gelen kötü bir durum bu sebeple bizi çok etkiler, aynı hızla karalar bağlarız. Doğuştan sahip olduğumuz potansiyelimizi ve gücümüzü unuturuz. Bunun başlıca sebebi çevre faktörleridir. Ailen, arkadaşların, yakın çevren. Duydukların, gördüklerin o kadar yakınındadır ki sana da aynısının olması çok muhtemeldir. Durum böyle olunca da yaşadığımız olumsuz durumları, iyi ya da kötü olarak yargılar, bu yargıya uygun düşünür, hareket ederiz.

Örneğin; Bir sebeple işten ayrılırız. İlk bakışta işten ayrılmak ‘kötü’ olarak yargılanan genel geçer bir durum olduğundan, hemen endişeye kapılırız. Hayatımıza nasıl devam edeceğimizi, ödemelerimizi yapamayacağımızı, istediğimiz yaşam seviyesine hiçbir zaman ulaşamayacağımızı ve bunun gibi bir sürü senaryolar yazar ve oynarız. Bizler bu bakış açısı ve enerjide olduğumuzda da durumumuzun iyiye gitmesi olasılığı oldukça düşer. Yavaş yavaş umudumuzu kaybeder ve en kolay olanı, pes etmeyi tercih ederiz. Bir sonraki aşamada da ‘artık tükendim, olmuyor, şansım, kör talihim’ der dururuz.

Sahip olduğumuz potansiyel gücünün farkında ol.

Yaratılışımızın nasıl kusursuz bir olgu olduğunu kabul etmeyenimiz yoktur. Eğer bunu rahatlıkla kabul edebiliyorsak, doğuştan sahip olduğumuz yeteneklerimizin ve gücümüzün de bilincinde olmak gereklidir. İnsan ‘düşünen tek varlık’ tanımının çok çok ötesinde potansiyellere sahip bir yaratıktır. İstersek, yapabileceklerimizin gerçekten sınırı yoktur. Dolayısıyla başımıza gelen tüm olayların, bizi geliştirmek için olduğunu bilerek ve o duruma girmemizi sağlayan kişi ve diğer tüm etkenleri kabul edip, hatta teşekkür edip yolun bizi nereye götürdüğünü hiç bir endişeye kapılmadan izlemeliyiz. Hazır yeri gelmişken; kendimizi iyi hissetmediğimiz, dibe vurduğumuz tüm anlarda enerjimizi ayağa kaldıracak, yaramıza merhem olacak nitelikte bir olumlama paylaşayım.

‘Doğuştan sahip olduğum potansiyelimin ve gücümün farkındayım’

İnancını kaybetme.

Çok meşhur bir söz vardır : ‘İnanmak başarmanın yarısıdır’ . Yanlıştır, inanmak başarmanın TAMAMIDIR. Bu yüzden kendine olan inancını hiç bir sebeple kaybetmemen gerekiyor. Bitmesi gereken her şey bitecektir. Sen öyle de olsan böyle de olsan, gitmesi gereken gidecektir. Kabul et ve yaşamın sana daha ne tecrübeler kazandıracağını izlemeye devam et.

Başarılı olacağına İNAN

Çok güzel bir hayatın olduğuna İNAN

Seni bekleyen güzelliklere İNAN

Güçlü olduğuna İNAN

Tüm zorluklarla baş edebilecek yeteneğe sahip olduğuna İNAN.

Sözün özü şu ki ; işinden, eşinden, sevdiklerinden bir sebeple ayrılabilirsin. Maddi varlığını kaybedebilirsin, hasta olabilirsin, bir kaza geçirebilirsin, bir kazada sevdiğin birine zarar gelebilir. Bunların hepsi muhtemel. Ama bunları yaşıyor olman hiç bir günahının bedeli değil. Hayat sana bir şey ödetmeye değil, öğretmeye çalışıyor. Bunu bilerek devam et, kabul et ve her zaman iyi olana inan, odağını karanlığa değil ışığa çevir.

Bir ve bütüne şifa olsun.

Sevgiler.

 

Gerçek gücünü geri kazanmaya hazır mısın?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir