İnsanız Ayıbı Yok -ARET VARTANYAN

 

ARET VARTANYAN

 İnsanız ayıbı yok

                   insanız ayıbı yok

Aret Vartanyan’ın son kitabını bir solukta okuyup bitirmiştim. Diğer kitaplarından da aşina olduğum ‘sen’ dili yazar ile okuyucunun arasındaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. Bütün bir kitap boyunca akıcı bir dil kullanan Aret Vartanyan size, yazar ile karşılıklı sohbet ediyormuşsunuz hissini yaşatıyor. İnsanız ayıbı yok diye bir kitap ismi belirlemiş bir yazarın kaleminden de tam da böyle bir üslup beklenebilirdi.

Neler mi anlatıyor?

Zaaflarımızın, zayıflıklarımızın, yaralı olmamızın ve kendimizi diğerlerine göre şekillendirme isteğimizin, insan olmamızın getirdiği son derece organik bir durum olduğunu dile getiriyor. İnsanlık olarak içinde bulunduğumuz durumu, yaşadıklarımızı ve kendimize dert ettiklerimizi, insanlar ne der diye yaşayamadıklarımızı anlayışla karşılamakla birlikte, gerçekten yaşayabilmemiz için buna dur dememiz gerektiğine ikna ediyor okuyucuyu.

‘ yalnız değilim, yalnız değilsin, yalnız değiliz’..  Kitap boyunca bu noktadan yola çıkarak harika sohbetler ediyor, ettiriyor. ‘Ben de yaşadım, ben de korktum, ben de ağladım’ diyor.

– Hiçbirimiz kötü değiliz. Hiçbirimiz masum da değiliz. Her birimiz ne isek, oyuz. Kusursuz da değiliz. Hangimiz doğru, hangimiz yanlış, hangimiz günahkar, hangimiz namusluyuz? Sen mi karar vereceksin? Ben mi bileceğim? Sen ne isen ben oyum. Koskocaman profesör, karısının yüzünü dayaktan tanınmaz hale getiriyor. Tinerci adam enkazdan çocuk kurtarıyor. Din adamı, zimmetine para geçiriyor. Hayat kadını böbreğini bağışlıyor. Neye göre iyi, neye göre kötü.. Hepimiz önce insanız. Kusursuz değilim, olamam da. Her birimizin eksileri, artıları, güzellikleri, çirkinlikleri, iyiliği, kötülüğü var. Bazılarımızın derisi siyah, bazılarımızın beyaz.

Aret Vartanyan

 

Günlük yaşamın yoğunluğundan, kaygılarınızdan, korkularınızdan, endişelerinizden ve kendiniz için çok isteyip de yap(a)madıklarınız için pişman olma duygunuzdan biraz olsun özgürleşmek, rahatlamak istiyorsanız bu kitap ilacınız gibi olacak. Saati gelecek, açıp okumak isteyeceksiniz. Her bölüm birer terapi, müthiş bir betimleme yeteneğine sahip Aret Vartanyan. Kitabını yazdığı ortamı, o an neler yaptığını, saatin kaç olduğunu, açık penceresinden içeri giren rüzgarın verdiği hissiyata kadar ilmek ilmek işlemiş kitabı. O anlatırken sizler de onun evine misafir olacak, bir acı kahvesini içeceksiniz..

 

Keyifli okumalar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir